GÜNCEL
YAĞ MUTLU EDİYOR!
Belçika ve İngiltere’den bilim adamları, yağın, beyinde mutluluk hissiyle ilgili bölgeleri çalıştırdığını tespit etti.

Habere göre bilim adamları, yağın, bağırsaktaki bazı sinir hücrelerini devreye sokarak, beyinde mutluluk hissiyle ilgili bölgeleri aktif hale getirdiğini gözlemledi.

Belçikalı ve İngiliz bilim adamları, deneklere yağ asidi enjekte ederek, tomografi yardımıyla beyindeki gelişmeleri takip etti.

Yağ asidi verilen deneklerin beyinlerinde, hipotalamus, talamus ve korteks gibi bölgelerin faaliyete geçtiği görüldü.

Araştırmanın sonuçlarının, depresyonda değişen yeme alışkanlıklarıyla ilgili tedavilerin geliştirilmesine yardımcı olabileceğini belirten bilim adamları, sonuçların, daha yağlı yemek yenilmesine bir çağrı gibi algılanmaması, vücuttaki aşırı yağların mutluluk değil, mutsuzluk getirebileceği konusunda da uyardı.
BÖLÜNEN UYKU HAFIZAYA ZARAR VERİYOR
Kesintisiz uykunun hafıza açısından çok önemli olduğu öne sürüldü. Yapılan bir araştırmada, bölünen uykunun bilinen nesneleri tanımayı zorlaştırdığı bulundu. Araştırmaya göre beynin gün içerisindeki olayları ya da kararları değerlendirmek için derin uykuyu kullandığını söylediğine dikkat çekiliyor. Araştırmada, uyanık olma ve uykuda olma durumları arasında kilit rol oynayan bir beyin hücresine odaklanılarak fareler uyurken beyinlerine doğrudan hafif akımlar gönderiliyor ve hayvanlar birini daha önce gördüğü iki nesne olan bir kutuya konuluyor.

Araştırma sonucunda, uykusu bölünmemiş fare yeni gördüğü nesneyi incelemek için daha fazla zaman harcarken, uykusu bölünmüş fare iki nesneyle de eşit olarak ilgileniyor. Ayrıca, bozuk uykunun alkol bağımlılığı olan insanları da etkilediğine dikkat çekilirken, araştırmacılar uyku bölünmesi ve söz konusu hastalıklarla ilgili bağlantının nedenine dair bir kanıt olmadığını vurguluyor.
DİYET İÇECEKLER BELİNİZİ İNCELTİR Mİ?
Yeni bir araştırma, diyet gazlı içeceklerin aslında kilo aldırabileceğini gösterirken, günde 2 veya daha fazla diyet içecek tüketen kişilerin içmeyenlere göre bel genişliğinin yaklaşık 5 kat daha fazla artığını ortaya çıkardı.

Diyet içeceklerin aslında kilo aldırabileceğini ve günde 2 veya daha fazla diyet içecek tüketen kişilerin içmeyenlere göre bel genişliğinin yaklaşık 5 kat daha fazla artığı belirtildi. Bir araştırmaya göre, günde 2 veya daha fazla diyet içecek tüketen kişilerin içmeyenlere göre bel genişliği yaklaşık 5 kat daha fazla artıyor.

DİYET İÇECEKLERİN ETKİSİ KISMEN PSİKOLOJİK

Ayrıca, araştırmalara göre, diyet gazlı içeceklerdeki kimyasalların kilo aldırmasının açıklamasının kısmen psikolojik olduğuna dikkat çekiyor.

Yeni bir araştırmada, kilo almaya katkı yapan yiyecek ve içecek listesinde, gazlı ve tatlı içeceklerin içilmemesi gerektiğini belirterek, sıfır kalori gazlı içeceğin, kilo vermek isteyenler için bırakma sürecinde iyi bir tercih olabileceğini söylediğine dikkat çekiliyor.
RAMAZANDA YAPILMASI GEREKENLER
1. 2.5 lt su için: özellikle ramazanda su kaybımız daha belirgin olacak bu nedenle vücudumuz da ödem tutmaya meyil gösterecek; bu nedenle iftarla sahur arası en az 2.5 lt su için; bu suyun 1 bardağı orucu hurma veya zeytinle açtıktan hemen sonra ılık bir ballı limonlu su olmalı ki kan şekerimiz düzenlensin. En az 3 fincanı da rezene çayı olmalı ki mide rahatsızlığı; gaz ve şişkinlik yaşamayalım. Siyah çayın beyindeki susama merkezini baskılayıp bize su içmeyi unutturduğunu da göz önünde bulundurun ve ramazanda siyah çayı kesin veya çok açık olarak 1 ila 2 fincan tüketin.

2. Baharatları ramazanda azaltın: Tarçının kan şekeri düzenleme özelliği olduğu için tarçını özellikle kompostolarda kabuk tarçın olarak bolca tüketin ama diğer baharatlar bu dönemde çok uygun olmayacaktır; özellikle acılardan kesinlikle kaçın. Kimyon sindirimi rahatlattığı için az miktarda kimyon ekleyebilirsiniz. Zerdeçal ise safra kesesini desteklediğinden yine az miktarda tüketilebilir ancak diğer baharatlardan kaçınmanızı öneririm.

3. İftarı çorbasız yapmayın, özellikle sıcaklarda oruç tutacağımız bu günlerde sebze çorbaları en önemli besin kaynaklarından biri ve midemize de ilk giren besinlerden olmalı ki sindirimimiz daha rahat olsun. Havanın daha da sıcak olduğu günlerde taze naneli bir yoğurt çorbası da iyi bir seçenek olacaktır.

4. İftar ve sahurda yemekleri yavaş yavaş ve çok çiğneyerek yiyin; doyma hissinin ağzımıza attığımız ilk lokmadan tam 13 dk sonra beyine ulaştığını unutmayın; çorbadan sonra ana yemeğe geçmeden önce en az 3-4 dk ara verin.

5. Sahurda müsli yiyin: Müsli; sahurda çok doğru bir karbonhidrat seçimi olacaktır; içine bol miktarda taze doğranmış meyve de ekleyin, gününüzün ne kadar rahat geçtiğine şaşıracaksınız.

6. Tatlıyı iftardan en az 2 saat sonra yiyin; haftada 1 den daha sık tatlı tüketmeyin ve tatlıları daha çok sütlü olanlardan; cevizli güllaç, sütlaç tercih edin.

7. Ara öğünlerde bol bol kabuklu meyve tüketin: Kabuklu meyveler hem tokluk hissini arttırıyor hem de vitamin desteği sağlıyor. Bağırsağımızın da daha iyi çalışmasını sağlayan meyveler zaman zaman bol tarçınlı ılık komposto olarak da tüketilmeli ve bu sayede sıvı desteği de sağlamalı.

8. Cevizi unutmayın:Ceviz içi en önemli omega 3 desteklerinden biri ve tokluk hissini arttırıyor. Hem sahur hem de iftarda ara öğünlerde 3'er adet ceviz içi yemeyi unutmayın.

9. Haftada en az bir kez balık yiyin: Balıkta vücudumuzun ihtiyacı olan en önemli yağlar mevcut ve bu yağlar metabolizmamızın hızını da arttırıyor zayıflamayı da kolaylaştırıyor.

10. İftardan 1 saat sonra en az 20 dk yürüyün: ve metabolizma hızını arttırın.
RAMAZANDA KAVUN VE KARPUZ İLE SUSUZ KALMAYIN!
Ramazan'da kavun karpuzla susuz; hurma ve kayısıyla kalsiyumsuz kalmayın!

Ramazan ayının yaza gelmesi çok uzun süreli aç ve susuz kalınacağı için zor olsa da; meyvenin en zengin dönemine rastladığı için suyun yanı sıra meyve tüketiminizi artırarak uzun süreli susuzluğa dayanabilirsiniz.

Ramazanın yaza denk gelmesiyle birlikte uzmanlar, su tüketiminin artması gerektiğini; ancak çok fazla su tüketemeyenler için yaz meyveleri kavun ve karpuzun susuzluğu gidermede çok iyi bir alternatif olduğunu dile getirdi.

Onbir ayın sultanında iftar sofralarının baş tacı olan; tüketimi zirve yapan hurma ve kayısının kalsiyum deposu olduğuna değinen uzmanlar, 'Yüksek kalsiyum ve potasyum içeren hurma, kayısı gibi meyveler terlemeyle kaybettiğimiz mineralleri yerine koymak için çok iyi bir kaynaktır. Ayrıca özellikle kadınlarda daha sık görülen kemik erimesini önlemek amacı ile süt yoğurt gibi asıl kalsiyum kaynaklarının yanında hurma ve kayısı da her gün tüketilmelidir. Yüksek kalsiyum değerleri bu açıdan çok işe yarayacaktır. Bu meyveleri de ara öğünlerde ve her sofranızda tüketmeye devam edin.' açıklamasında bulundu.
RAMAZANDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Sağlık problemi olmayan ve düzenli ilaç kullanması gerekmeyen kişiler eğer ramazanda sağlıklı beslenirlerse vücutta bir detoks etkisi de yaşanacaktır. Ama bu yıl ramazan ayı yılın en sıcak günlerine denk gelince sağlık problemlerinin yaşanmaması, huzurlu ve keyifli bir ramazan için 4 unsura dikkat etmelisiniz.

1.Sahur ve iftarda nasıl beslenelim?

Sahurda kompleks karbonhidratlı yiyecekler yemeğe çalışılmalı ki gün boyu kendimizi daha enerjik hissedelim; tam buğday unundan ekmek veya pide, yanında peynir, zeytin, yumurta ve sütle veya bulgur pilavı yanında peynir veya yoğurtla dengeleyebiliriz. Söğüş ve salata tüketimi de tokluk hissi ve sindirim sisteminin çalışması için önemli. Mümkün olduğu kadar kızartmalar, şarküteri ürünleri, mayalı ve yağlı besinlerden uzak durmakta fayda var.

İftarda orucu su ile açalım ve sonrasında soğuk veya sıcak bir çorba ve yanında 1dilim ekmek veya pide ile devam edelim. Mümkün olduğu kadar çorbadan sonra yaklaşık 15-20 dakika kadar bir ara verdikten sonra etli sebze yemeği veya ızgara et yanına salata veya kurubaklagil yemeği ve yanında yoğurt, çok az pilav veya makarna veya ekmek ile devam edebiliriz. Meyve veya tatlıyı yemekten hemen sonra değil yaklaşık 1,5-2 saat sonra tüketmeye çalışalım.

2.Asla tek öğün yemeyelim

Az az ve sık sık beslenme hem kilo verme diyetlerinde hem de sağlıklı bir beslenme örüntüsü için çok önemli. Ramazan süresince normal beslenme düzenimiz günde 5-6 öğünden asla 1 öğüne düşmemeli, günde sadece 1 öğün yemek en tehlikelisi. Öğünleri iftardan uyku zamanına göre ayarlıyoruz ki sağlık problemleri yaşanmasın. Sahura kalkmak önemli çünkü günler uzadıkça kan şekeri düzensizliği daha çok görülebilmektedir. Sonrasında kişi kendini yorgun, halsiz hisseder, tansiyon, baş dönmesi , konsantrasyon problemi yaşanabilir. Diyetisyen Özlem Sert

3.Su tüketimi önemli

Oruç tutan kişilerin sıvı alımı her zamankinden biraz daha fazla olmalıdır. Ortalama 2-2,5 lt suyu yemeklerle beraber değil aralara dağıtarak tüketmeye çalışmalıyız. Çay ve kahveyi iftardan yarım saat sonra tüketmek daha sağlıklı olacaktır. Sahurda ise bitki çaylarını tercih edebiliriz.

4.Uzak durmamız gereken besinler

Malesef çoğu kişi için oruç tutmak sağlıksız beslenme ile eşdeğer yaşanmakta. Bunun yanı sıra ramazan yıl içerisinde en fazla kilo alınan da dönem. Mümkün olduğu kadar yağlı, şerbetli, hamurişi tatlılardan uzak durup yerine sütlü veya meyveli tatlıları tercih etmenizi öneririm. Kızartmalardan, yağlı yiyeceklerden, şarküteri ürünlerinden uzak durun. Kızartma yerine sebzeleri fırında veya ızgara yapabilirsiniz, hem lezzetli hem de daha sağlıklı olacak. Tuzlu yiyecekler yaz aylarında en çok yaşanan problemlerden biri olan ödemi tetikler. Yemekleri az tuzlu tercih etmek yine önemli. Kola ve asitli içecekler yerine ayran, soda, limonata, buzlu çay tüketebilirsiniz.