SAÇLARINIZ VE CİLDİNİZ İÇİN ŞEKERDEN UZAK DURUN!

Şeker cildi yaşlandırıyor saçları döküyor
Cildimizin, saçlarımızın ve dokularımızın temel yapıtaşı olan proteinler, yüksek glukoz konsantrasyonları ile karşılaştığı zaman, glukoz bir enzim aracılığına gerek duymadan proteinlere bağlanarak kontrolsüzce glikasyon reaksiyonlarına sebep oluyor.
İnsanların yaşlanma sürecinde yüzde 30 genetik yatkınlıklar, yüzde 70 ise yaşam biçimi ve çevresel etkenler rol oynuyor. Günlük tükettiğimiz şeker molekülleri cilt ve saç foliküllerindeki kolajen liflerde biriktikçe, cildin destekleyici dokusu inelastik bir hal alıyor, derin kırışıklıklar oluşabiliyor. Saç derisi de sertleşiyor, saç folikülü sıkışıp kalıyor, zayıflıyor, saç inceliyor ve dökülüyor. Dokulardaki yaşlanma etkilerini yavaşlatmak, engellemek ve belki de durdurmak için çalışan birçok sağlık teknoloğu, cildin yaşlanmasında ve saçların dökülmesinde kan şeker seviyemizin, şeker ve şekere dönüşecek gıdasal alışkanlıklarımızın son derece etkin olduğunu gördüler.
Önemli Avrupa kliniklerinde gerçekleştirilen yoğun testler, glikasyonu engelleyen bazı ürünlerin yüksek toleransını ve sıra dışı etkinliğini kanıtladı. Sadece 12 saat içinde cilt nemi gözle görülür şekilde artıyor ve kırışıklıklar azalıyor. İki ay sonrasında, saç dökülmesi üçte bir oranında azalıyor ve saç büyümesi ikiye katlanıyor.
Cildimizin, saçlarımızın ve dokularımızın temel yapıtaşı olan proteinler, yüksek glukoz konsantrasyonları ile karşılaştığı zaman, glukoz bir enzim aracılığına gerek duymadan proteinlere bağlanarak kontrolsüzce glikasyon reaksiyonlarına sebep oluyor.
İnsanların yaşlanma sürecinde yüzde 30 genetik yatkınlıklar, yüzde 70 ise yaşam biçimi ve çevresel etkenler rol oynuyor. Günlük tükettiğimiz şeker molekülleri cilt ve saç foliküllerindeki kolajen liflerde biriktikçe, cildin destekleyici dokusu inelastik bir hal alıyor, derin kırışıklıklar oluşabiliyor. Saç derisi de sertleşiyor, saç folikülü sıkışıp kalıyor, zayıflıyor, saç inceliyor ve dökülüyor. Dokulardaki yaşlanma etkilerini yavaşlatmak, engellemek ve belki de durdurmak için çalışan birçok sağlık teknoloğu, cildin yaşlanmasında ve saçların dökülmesinde kan şeker seviyemizin, şeker ve şekere dönüşecek gıdasal alışkanlıklarımızın son derece etkin olduğunu gördüler.
Önemli Avrupa kliniklerinde gerçekleştirilen yoğun testler, glikasyonu engelleyen bazı ürünlerin yüksek toleransını ve sıra dışı etkinliğini kanıtladı. Sadece 12 saat içinde cilt nemi gözle görülür şekilde artıyor ve kırışıklıklar azalıyor. İki ay sonrasında, saç dökülmesi üçte bir oranında azalıyor ve saç büyümesi ikiye katlanıyor.
ABUR CUBURA HAYIR!

Abur cubur diye tanımladığımız fast-food tarzı kolay ve çabuk tüketilen, hiçbir besleyici değeri olmayan yiyecekler yağ içeriği çok yüksek, genellikle doymuş veya hidrojenize edilmiş trans yağ içeren, vitamin ve minerallerden fakir, lif-posa değeri çok düşük, raf ömrünün uzatılması için koruyucu madde içeren, görünümünün etkili olması için boyar madde içeren, tuz ve şeker oranı yüksek yiyeceklerdir.
İçeriğindeki katkı maddelerinden dolayı birçok hastalığı tetiklemektedir. Ayrıca şeker ve yağ oranının fazla olması, vitamin ve minerallerin de olmaması özellikle büyüme ve gelişme çağındaki çocuklar için oldukça zararlıdır.
Kansere zemin hazırlıyor
Kızartma işlemiyle yapılmasıyla kanser yapıcı nitroz bileşiklerin artmasına neden olabilmekte, ayrıca içeriğindeki koruyucu ve boyar maddeler nedeniyle de kansere zemin hazırlamaktadır.
Obezitede en büyük faktör
Abur cubur yiyeceklerin kalori değerinin ve yağ miktarının yüksek olması, posadan fakir olması çok sık tüketen kişilerde kilo artışına ve obeziteye neden olmaktadır.
İçeriğindeki katkı maddeleri kalp hastalığını tetikliyor
Trans yağ ve doymuş yağ içermesinden kalp hastalıklarına ve obeziteye zemin hazırlar, kızartma işlemiyle yapılması hem kalp hastalıklarına, hem de kansere neden olabilmektedir, aşırı tuz ve şeker tüketim sıklığına bağlı olarak hipertansiyon ve diyabet hastalığına neden olabilmektedir, lif-posa içermemesi sindirim rahatsızlıklarına ve çeşitli kanser türlerine neden olabilmektedir.
Çocuklardan uzak tutun
Çocuğun beyin gelişiminde onun nasıl beslendiği önemli. Yapılan çalışmalar sıklıkla abur cubur tüketen çocukların IQ'su nun daha düşük seviyede olduğunu ve öğrenme kapasitelerinin de etkilendiğini gösteriyor.
Tüketim miktarı önemli
Abur cuburlar tüketimi esnasında geçici mutluluk verse de ömür boyu kalıcı olabilecek hastalıklara zemin hazırlayabilmektedir. Burada tüketim sıklığı önemlidir.
İçeriğindeki katkı maddelerinden dolayı birçok hastalığı tetiklemektedir. Ayrıca şeker ve yağ oranının fazla olması, vitamin ve minerallerin de olmaması özellikle büyüme ve gelişme çağındaki çocuklar için oldukça zararlıdır.
Kansere zemin hazırlıyor
Kızartma işlemiyle yapılmasıyla kanser yapıcı nitroz bileşiklerin artmasına neden olabilmekte, ayrıca içeriğindeki koruyucu ve boyar maddeler nedeniyle de kansere zemin hazırlamaktadır.
Obezitede en büyük faktör
Abur cubur yiyeceklerin kalori değerinin ve yağ miktarının yüksek olması, posadan fakir olması çok sık tüketen kişilerde kilo artışına ve obeziteye neden olmaktadır.
İçeriğindeki katkı maddeleri kalp hastalığını tetikliyor
Trans yağ ve doymuş yağ içermesinden kalp hastalıklarına ve obeziteye zemin hazırlar, kızartma işlemiyle yapılması hem kalp hastalıklarına, hem de kansere neden olabilmektedir, aşırı tuz ve şeker tüketim sıklığına bağlı olarak hipertansiyon ve diyabet hastalığına neden olabilmektedir, lif-posa içermemesi sindirim rahatsızlıklarına ve çeşitli kanser türlerine neden olabilmektedir.
Çocuklardan uzak tutun
Çocuğun beyin gelişiminde onun nasıl beslendiği önemli. Yapılan çalışmalar sıklıkla abur cubur tüketen çocukların IQ'su nun daha düşük seviyede olduğunu ve öğrenme kapasitelerinin de etkilendiğini gösteriyor.
Tüketim miktarı önemli
Abur cuburlar tüketimi esnasında geçici mutluluk verse de ömür boyu kalıcı olabilecek hastalıklara zemin hazırlayabilmektedir. Burada tüketim sıklığı önemlidir.
CİLT GENÇLEŞTİREN BESİNLER

Cildi ile ilgilenmeyen yok! Özellikle kadınlar 30’lu yaşlardan sonra cilt sorunlarıyla daha ilgililer. Güneşti, sigaraydı, egzoz dumanıydı, kötü kremlerdi derken cilt tam da bu yaşlarda yıpranıp yaşlanmaya başlıyor. İşte cilt gençleştiren öneriler;
Daha fazla domates ve domates ürünü tüketin: Domates ürünlerindeki likopenin güneş ışınlarının cilt yaşlandırıcı etkisini yüzde 20-40 oranında azalttığını gösteren çok sayıda araştırma var.
Antioksidan gücü yüksek meyvelere öncelik verin: yüksek antioksidan içerikleri nedeniyle erik, üzüm, elma, çilek, böğürtlen, yabanmersini, nar ve kiraza öncelik verin.
Omega-3 zengini balıklardan daha çok yararlanın: Omega-3 yağ asitlerinden EPA’nın güneş ışınlarına bağlı cilt hasarını azaltmada önemli bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Ülkemiz balıklarında da omega-3 bol miktarda mevcut: Uskumru, hamsi, levrek bunlardan bazıları. Ayrıca ceviz, ketentohumu ve yeşil yapraklı sebzelerde(semizotu) de omega-3 var.
Turunçgillerden zengin bir besin planı yapın: Sadece portakal, greyfurt yemekle yetinmeyin. Turunç limon ve portakal kabuğunda bulunan “d-limonene” isimli maddenin cilt dostu olduğu belirlendi.
Yeşil ve siyah çaydan yararlanın: Özellikle yeşil çayın güçlü bir cilt dostu olduğu kuşkusuz. Yeşil ve siyah çaydaki (daha az etkilidir) bu güç, ihtiva ettikleri polifenollerle ilişkilidir. Özellikle kateşinler çok güçlü antioksidan cilt destekleridir.
Ceviz, badem ve fındığı unutmayın: Yağlı tohumların tümü E vitamini, kalsiyum, omega-3 yağ asitleri cildiniz için dost besinlerdir.
Daha fazla domates ve domates ürünü tüketin: Domates ürünlerindeki likopenin güneş ışınlarının cilt yaşlandırıcı etkisini yüzde 20-40 oranında azalttığını gösteren çok sayıda araştırma var.
Antioksidan gücü yüksek meyvelere öncelik verin: yüksek antioksidan içerikleri nedeniyle erik, üzüm, elma, çilek, böğürtlen, yabanmersini, nar ve kiraza öncelik verin.
Omega-3 zengini balıklardan daha çok yararlanın: Omega-3 yağ asitlerinden EPA’nın güneş ışınlarına bağlı cilt hasarını azaltmada önemli bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Ülkemiz balıklarında da omega-3 bol miktarda mevcut: Uskumru, hamsi, levrek bunlardan bazıları. Ayrıca ceviz, ketentohumu ve yeşil yapraklı sebzelerde(semizotu) de omega-3 var.
Turunçgillerden zengin bir besin planı yapın: Sadece portakal, greyfurt yemekle yetinmeyin. Turunç limon ve portakal kabuğunda bulunan “d-limonene” isimli maddenin cilt dostu olduğu belirlendi.
Yeşil ve siyah çaydan yararlanın: Özellikle yeşil çayın güçlü bir cilt dostu olduğu kuşkusuz. Yeşil ve siyah çaydaki (daha az etkilidir) bu güç, ihtiva ettikleri polifenollerle ilişkilidir. Özellikle kateşinler çok güçlü antioksidan cilt destekleridir.
Ceviz, badem ve fındığı unutmayın: Yağlı tohumların tümü E vitamini, kalsiyum, omega-3 yağ asitleri cildiniz için dost besinlerdir.
AŞIRI TERLEMEYE ÇÖZÜM

Aşırı terleme sorununa botoks çözüm oluyor
Aşırı terlemenin, hayatını olumsuz etkilemesine izin vermek istemeyenler botoks tedavisiyle bu sorundan kurtulabiliyor.
Aşırı terleme sorunu, yaz aylarında belirgin bir hale geliyor. Kişinin yaşam kalitesini bozuyor, okul, iş ve sosyal yaşamını olumsuz etkiliyor.
Terlemenin vücut ısısını ayarlama fonksiyonu açısından önemli olduğunu belirten ve toplumun % 3’ünde aşırı terleme görüldüğünü söyleyen uzmanlar, aşırı terleme herhangi bir sistemik hastalığa bağlı olmaksızın ortaya çıkabildiğini belirtiyor. Avuç içleri, ayak tabanı ve koltuk altlarında bölgesel olarak görülen aşırı terleme botoksla tedavi edilebiliyor.
Terleme vücut ısısının ayarlanmasını sağlayan bir fonksiyondur ve sempatik sinir sisteminin kontrolü altındadır. Vücut ısısı arttığında deri yüzeyindeki terin buharlaşması yoluyla ısı kaybı gerçekleşir. Terleme sayesinde vücut ısısının yükselmesi engellenir. Fizyolojik olarak önemli bir rolü olan terleme aşırı olduğunda ise buna ‘hiperhidroz’ adı verilir.
• Aşırı terleme heyecan ve stres ile tetiklenir. Hastalar genellikle uykuda değil, sadece uyanık oldukları saatlerde bu sıkıntıyı yaşar.
• Aşırı terleme avuç içleri, ayak tabanı ve koltuk altlarında bölgesel olarak görülür.
Botoks tedavisinin en etkili olduğu bölge koltukaltları…
• Aşırı terleme sorununa karşı deri içine küçük dozlarda botoks (Botulinum toxin A) enjeksiyonu uygulanır. Botoks sinir lifleri tarafından ter bezlerinin uyarılmasını geçici olarak bloke eder ve ter üretimini engeller.
• Her bir koltuk altında 15-20 noktaya ince bir iğne ile ilaç deriye 15-20 derecelik açı ile uygulanır. Etkisi 4-12 ay kadar sürer. Tekrar eden uygulamalarda etki süresi uzar.
• Botoks tedavisinin en etkili olduğu bölge koltukaltlarıdır. Uygulamanın en rahat yapıldığı bölge de koltukaltıdır ve lokal anesteziye gerek kalmadan kısa sürede işlem tamamlanır.
. • Koltuk altına botoks uygulandığında ter üretimi sıfırlanmaz. Ancak normalin üstünde, aşırı olan terleme hasta için sosyal olarak kabul edilebilir, normal terleme düzeyine yakın bir duruma getirilir.
• Botoksla tedavi genel olarak güvenli bir yöntemdir. Yan etki görülme olasılığı çok düşüktür. Ortaya çıkabilecek yan etkiler de genellikle hastada ciddi rahatsızlık yaratmayan geçici durumlardır.
• Botoks işleminden sonra deodorant, parfüm kullanmanın sakıncası yoktur.
Aşırı terlemenin, hayatını olumsuz etkilemesine izin vermek istemeyenler botoks tedavisiyle bu sorundan kurtulabiliyor.
Aşırı terleme sorunu, yaz aylarında belirgin bir hale geliyor. Kişinin yaşam kalitesini bozuyor, okul, iş ve sosyal yaşamını olumsuz etkiliyor.
Terlemenin vücut ısısını ayarlama fonksiyonu açısından önemli olduğunu belirten ve toplumun % 3’ünde aşırı terleme görüldüğünü söyleyen uzmanlar, aşırı terleme herhangi bir sistemik hastalığa bağlı olmaksızın ortaya çıkabildiğini belirtiyor. Avuç içleri, ayak tabanı ve koltuk altlarında bölgesel olarak görülen aşırı terleme botoksla tedavi edilebiliyor.
Terleme vücut ısısının ayarlanmasını sağlayan bir fonksiyondur ve sempatik sinir sisteminin kontrolü altındadır. Vücut ısısı arttığında deri yüzeyindeki terin buharlaşması yoluyla ısı kaybı gerçekleşir. Terleme sayesinde vücut ısısının yükselmesi engellenir. Fizyolojik olarak önemli bir rolü olan terleme aşırı olduğunda ise buna ‘hiperhidroz’ adı verilir.
• Aşırı terleme heyecan ve stres ile tetiklenir. Hastalar genellikle uykuda değil, sadece uyanık oldukları saatlerde bu sıkıntıyı yaşar.
• Aşırı terleme avuç içleri, ayak tabanı ve koltuk altlarında bölgesel olarak görülür.
Botoks tedavisinin en etkili olduğu bölge koltukaltları…
• Aşırı terleme sorununa karşı deri içine küçük dozlarda botoks (Botulinum toxin A) enjeksiyonu uygulanır. Botoks sinir lifleri tarafından ter bezlerinin uyarılmasını geçici olarak bloke eder ve ter üretimini engeller.
• Her bir koltuk altında 15-20 noktaya ince bir iğne ile ilaç deriye 15-20 derecelik açı ile uygulanır. Etkisi 4-12 ay kadar sürer. Tekrar eden uygulamalarda etki süresi uzar.
• Botoks tedavisinin en etkili olduğu bölge koltukaltlarıdır. Uygulamanın en rahat yapıldığı bölge de koltukaltıdır ve lokal anesteziye gerek kalmadan kısa sürede işlem tamamlanır.
. • Koltuk altına botoks uygulandığında ter üretimi sıfırlanmaz. Ancak normalin üstünde, aşırı olan terleme hasta için sosyal olarak kabul edilebilir, normal terleme düzeyine yakın bir duruma getirilir.
• Botoksla tedavi genel olarak güvenli bir yöntemdir. Yan etki görülme olasılığı çok düşüktür. Ortaya çıkabilecek yan etkiler de genellikle hastada ciddi rahatsızlık yaratmayan geçici durumlardır.
• Botoks işleminden sonra deodorant, parfüm kullanmanın sakıncası yoktur.
SAÇLARINIZA DİKKAT EDİN!

Aşırı Yıkamak Kurutur
Saçları aşırı yıkamak kurumasına, elektriklenmesine ve parlaklığını kaybetmesine neden olur. Kuru saç; yapısal olabileceği gibi, saçların gereğinden fazla yıkanması, kuru çevrede bulunulması, saçların sık kurutulması ve bazı sistemik hastalıkların sonucunda da gelişir.
Düzleştirme Saçı Zayıflatır
Saçları güzelleştirmek amacıyla uygulanan kozmetik ürünler; saçların görünümünü değiştirmenin yanında saçlara zarar verebilmekte, saçlarda kırılma ve dökülmelere neden olabilmektedir.
Dökülen Saçlara Mezoterapi
Saç dökülmesi sık karşılaşılan bir diğer saç hastalığıdır. Tedavide amaç dökülmeyi durdurmaktır, öncelikle saç dökülmesi durumunun nedeni araştırılır. Gerekli laboratuar testleri yapılır ve hastanın tedavisi düzenlenir. Tedavinin uzun süreli olacağı konusunda hastalar bilgilendirilmelidir. Neden bulunamadığı zaman saçı güçlendirici ürünlere ve tedavilere başvurulur.
Saçınızın Yağlanmaması İçin Bu Önlemleri Alın
Saçların çok sık taranmamasına ve fırçalanmamasına dikkat edin. Bu şekilde deride bulunan yağlar saça ulaşamaz.
Aşırı sıcak ve nem, yağ salgısını arttırdığından bu ortamlardan kaçının.
Saç kurutmayı sıcak havayla yapmayın.
Yağlı saçlar için olan şampuanlar tercih edin.
Yağlanmayı azaltmak için şampuanla yıkama sıklığını abartmayın.
Saçları aşırı yıkamak kurumasına, elektriklenmesine ve parlaklığını kaybetmesine neden olur. Kuru saç; yapısal olabileceği gibi, saçların gereğinden fazla yıkanması, kuru çevrede bulunulması, saçların sık kurutulması ve bazı sistemik hastalıkların sonucunda da gelişir.
Düzleştirme Saçı Zayıflatır
Saçları güzelleştirmek amacıyla uygulanan kozmetik ürünler; saçların görünümünü değiştirmenin yanında saçlara zarar verebilmekte, saçlarda kırılma ve dökülmelere neden olabilmektedir.
Dökülen Saçlara Mezoterapi
Saç dökülmesi sık karşılaşılan bir diğer saç hastalığıdır. Tedavide amaç dökülmeyi durdurmaktır, öncelikle saç dökülmesi durumunun nedeni araştırılır. Gerekli laboratuar testleri yapılır ve hastanın tedavisi düzenlenir. Tedavinin uzun süreli olacağı konusunda hastalar bilgilendirilmelidir. Neden bulunamadığı zaman saçı güçlendirici ürünlere ve tedavilere başvurulur.
Saçınızın Yağlanmaması İçin Bu Önlemleri Alın
Saçların çok sık taranmamasına ve fırçalanmamasına dikkat edin. Bu şekilde deride bulunan yağlar saça ulaşamaz.
Aşırı sıcak ve nem, yağ salgısını arttırdığından bu ortamlardan kaçının.
Saç kurutmayı sıcak havayla yapmayın.
Yağlı saçlar için olan şampuanlar tercih edin.
Yağlanmayı azaltmak için şampuanla yıkama sıklığını abartmayın.















