Hemen Fiyat Al

Klasik yöntem olarak bilinen liposuction ve vaser liposelection teknikleri arasında oldukça büyük farklar vardır. Bu farklar temel anlamda operasyon sırasında ve iyileşme sürecinde görülmektedir. Klasik yöntemde kanül uçları üç veya dört milimetre kadar olabilmekte ve bu uçlarla yapılan işlem sonrasında iz kalma şansı fazla olmaktadır. Fakat vaser tekniğiyle birlikte kanüller mikro düzeye indirilmiştir. Bu düzey bir milimetre inceliğindeki mikro kanüllerle yapılan operasyon sonrasında uygulamanın yapıldığı bölgede hiçbir iz kalmamasını sağlamıştır. Bunun yanında operasyon sonrasında iyileşme sürecinin de daha hızlı olması sağlanmıştır. İyileşme sürecinin daha hızlı olmasının nedeni de, son derece teknolojik bir şekilde yapılan işlemin tam anlamıyla mikro düzeyde ve ses dalgaları yardımıyla yapılması olarak diyebiliriz. Ses dalgaları ve mikro kanüller uyum içinde çalışarak, uzman doktorun da tecrübesi birleştirilerek son derece başarılı sonuçlar alınmaktadır. 

vaser liposelection yöntemi

Vaser Liposelection’da hangi anestezi yöntemi kullanılır?

Vaser tekniğinde genel anlamda lokal anestezi kullanılmaktadır. Fakat bazı durumlarda, yani bölgesel yağlanmanın çok fazla olması halinde genel anestezi kullanıldığı da görülmektedir. Anestezi konusunda genellikle hastaların büyük çekinceleri olmaktadır. Genel anesteziye karşı olan kişilerin neden karşı olduklarını anlamak ve ona göre tedavi yöntemini belirlemek gerekmektedir. Fakat vaser tekniğinde çok yüksek oranda lokal anesteziyle tedavi yapılmaktadır. Çok nadir de olsa genel anesteziye başvurulduğu görülmüştür. Klasik teknik olarak adlandırdığımız liposuction yönteminde ise lokal anestezi kullanılmakta, fakat yüksek oranda genel anesteziye de başvurulmaktadır. Bu nedenle vaser tekniği anestezi konusunda çekince yaşayan hastalar için son derece güvenli ve sağlıklıdır.

Vaser Lipselection’da kanül uçlarının önemi nedir?

Hem vaser tekniğinde, hem de klasik teknikte kanül uçlarının önemi çok büyüktür. Tedavi sırasında ve sonrasında yaşanacak olan iyileşme sürecinde kanül uçlarının genişliği, kalınlığı büyük önem arz eder. Vaser tekniğinde kanül uçları son derece ince olduğundan dolayı uygulandığı bölgede iz bırakma şansı yoktur. Bir milimetre civarı incelikte açılan delikleri vücut kendiliğinden kapatmakta ve hiçbir görünüm bozukluğu olmamaktadır. Bu nedenle vaser tekniği iz kalma noktasında son derece teknolojik bir teknik olarak karşımıza çıkmaktadır. Fakat klasik teknikten bahsetmek gerekirse, kanül uçları üç veya dört milimetreye kadar çıkabilmektedir. Bu uçların uygulandığı bölgede derin delikler açmasından dolayı iz bırakma şansı bulunmaktadır. Bunun yanında derinin alt tabakasına yapacağı baskı nedeniyle dokuların zarar görme şansı da bulunmaktadır. Fakat vaser tekniği tamamen mikro düzeyde yapıldığından dolayı hiçbir güvenlik ve sağlık problemi doğurmadan başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Mikrokanül ne demektir?

Vaser liposelection operasyonu adı altında en çok duyduğunuz kelimelerin başında mikrokanül gelmektedir. Kanül bu tekniğin ana damarlarından bir tanesi, hatta en önemlisidir. Eski yöntemde kanüller, yani biraz daha tıp dünyasından çıkarak konuşmak gerekirse iğnelerin uçları üç veya dört milimetre civarı olabilmekteydi. Bu da iyileşme sürecini arttırmakta ve operasyon sırasında kanama olma şansını üst noktalara çıkarmaktaydı. Fakat mikrokanül adını verdiğimiz vaser cihazıyla sistematik halde çalışan iğneler sayesinde bir milimetre genişliğinde iğneler kullanarak tedavi edilme şansı yakalamış bulunmaktasınız. Bu iğneler tam anlamıyla mikro düzeyde olduğundan dolayı, tedavi sonrasında iyileşme süreci hızlı olmaktadır. İyileşme sürecinin yanı sıra, operasyon sırasında acı ve ağrı hissinin en alt seviyelere indirmektedir. Böylesine önemli bir operasyonda kanüllerin mikro olması ve vücutta hiçbir şekilde iz bırakmaması kişinin rahat bir şekilde operasyon kararı vermesinde etkili olan maddelerin başında gelmektedir.

Vaser Liposelection operasyonu sonrasında vücutta dikiş izi kalır mı?

Temel olarak yazının genelinde bahsettiğimiz gibi, vaser operasyonu gelişen teknoloji ve tıp dünyasının kendini sürekli olarak yenilemesiyle birlikte hayatımıza girmiş olan tekniklerin başında gelmektedir. Bu teknik sayesinde bölgesel yağlanmanın olduğu yerdeki yağ hücreleri ses dalgaları ve mikrokanüllerle ortadan kaldırılmakta, vakum yardımıyla emilerek yağlardan kurtulmanın imkanını sunmaktadır. Bu operasyon sırasında ve sonrasında iğne uçlarının mikro düzeylerde yani bir milimetre civarında olmasından dolayı dikiş izi kalma şansı yoktur. Çünkü operasyon sonrasında vücuda herhangi bir dikiş atılmadığı gibi, bir milimetreden az olan iğne uçlarının açtığı delikler vücut tarafından hızlıca kapatılmaktadır. Bu da en çok sorulan soruların başında gelen dikiş izi sorusunun en net cevabı olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Vaser Liposelection operasyonu sonrasında morluk ve şişlik olur mu?

Operasyon kararı vermeden önce yapılan araştırmalarda görüldüğü üzere en çok merak edilen konuların başında da bu durum gelmektedir. Her cerrahi operasyon sonrasında operasyonun yapıldığı bölgede belirli oranda ödem oluşmaktadır. Bu ödem oluşumu sonrasında morluk ve şişme yaşanması son derece doğaldır. Fakat bu şişlikler ve morluklar birkaç gün içinde kendiliğinden geçecek ve operasyonun başarılı sonuçları çok net bir şekilde görülecektir. Bu nedenle vaser tekniğiyle bölgesel yağlardan kurtulmak istiyorsanız, operasyon sonrasında morluk ve şişlik noktasında endişe etmenize gerek olmadığını söylemek gerekir.

Vaser Liposelection sonrasında başarı oranı nedir?

Gelişen teknoloji ve tıp dünyasının ilerlemesiyle birlikte estetik operasyonlar da tamamen teknolojik bir boyut kazandı diyebiliriz. Bu açıdan baktığımıza son teknoloji olarak karşımıza çıkan vaser tekniği sonrasında başarı oranı çok yüksek olmaktadır. Mikro uçlu iğnelerle yapılan ve vücuda hiçbir şekilde zarar vermeyen operasyon sayesinde bölgesel yağlardan kurtulmak hem sağlıklı, hem de güvenilir bir biçimde mümkündür. 

vaser liposelection teknigi

Vaser Liposelection ve klasik yöntem arasındaki iyileşme farkı ne kadardır?

Klasik yöntem olarak karşımıza çıkan liposuction operasyonu sonrasında kanama olma şansı yüksek olmaktadır. Böyle bir durumda iyileşme sürecinin artması, farklı komplikasyonlar yaşanması gibi durumlar nedeniyle oldukça uzun sürmektedir. Fakat vaser yönteminde kanama olma ihtimali minimum seviyededir ve lokal anesteziyle yapılan operasyon sonrasında hastalar operasyon sonrasında taburcu olabilmektedir. Taburcu olduktan sonra da uzman doktorunuzun verdiği tavsiyelere uyduğunuz takdirde operasyondan alınan verimin daha da artma şansı bulunmaktadır.

Vaser Liposelection sonrasında özel korse giyilmeli midir?

Tedavi olmak isteyen kişilerin en çok sorduğu soruların başında da günlük hayattaki aktiviteleri kısıtlayıcı korseler giyilip giyilmeyeceği noktasında olmaktadır. Vaser tekniğinde operasyon sonrasında doktorun belirleyeceği özel bir çorap giyilmelidir ve bu çorap bir iki hafta boyunca tedavinin bir parçası olarak kullanılmalıdır. Fakat klasik yöntemde bir aydan daha fazla sürelerde sıkı şekilde vücudu saran korseler giyilmesi gerekmektedir. Bu da vaser yönteminin bölgesel yağlanma konusunda hastalarına sunduğu yeniliklerden sadece bir tanesi olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Vaser Liposelection sonrasında görünür sonuç ne zaman ortaya çıkar? 

Günümüz teknolojisi ile tıp dünyasının ortak çalışması sonrasında karşımıza çıkan vaser tekniği sayesinde gözle görülür sonuç hemen ortaya çıkmaktadır. Bu durum operasyon bittikten birkaç saat sonra aynaya baktığınızda bölgesel yağlanmadan kurtulduğunuzu görmenizle perçinlenecektir. Fakat klasik yöntem olarak bahsettiğimiz teknikte gözle görülür sonuç alınması için birkaç hafta beklemek gerekmektedir. Bu da yağ bozulması gibi sorunlarla karşılaşılmadığı takdirde elde edilecek başarı olarak karşımıza çıkar. Vaser tekniğinde ise yağ bozulması şansı minimal seviyededir ve gözle görülür sonucun alınması çok kısa süreler almaktadır. Bu da hem iyileşme sürecinde psikolojik olarak kendinizi iyi hissetmenize, hem de hızlı bir iyileşme süreci yaşamanıza sebebiyet verecektir.

Vaser Liposelection operasyonu sonrasında bozulma (yağ yıkımı) olur mu?

Klasik teknik olarak karşımıza çıkan liposuction ile vaser tekniği arasındaki en büyük farklardan bir tanesi de operasyon sonrasında oluşabilecek komplikasyonların derecesi noktasında görülmektedir. Yağ yıkımı dediğimiz olgunun görülmemesi için vaser tekniği kullanılmalıdır. Kullanılan mikrokanüller sayesinde daha detaylı çalışma alanı bulan uzman doktorlar işlerini gayet titiz bir şekilde yapmaktadırlar. Klasik yöntemde ise kanül uçlarının çok geniş olmasından dolayı detaylı çalışma şansı çok da mümkün değildir. Bu nedenle klasik yöntemi en iyi doktor bile yapsa detaylı çalışmaya izin vermemesinden dolayı yağ yıkımı görülme şansı vardır.

Vaser Liposelection operasyonu sonrasında tamamen pürüzsüz bir cilt elde edebilir miyim?

Vaser tekniğiyle tedavi olmak isteyen hastaların sordukları sorular arasında bulunan tamamen pürüzsüz bir cilt elde edebilir miyim sorusu tam anlamıyla gerçek dışı bir soru olmakla birlikte, gerçek dışı bir yaklaşımdır. Günümüz teknolojisiyle hiçbir şekilde tamamen pürüzsüz bir cilt elde etmek mümkün değildir. Vaser tekniği bölgesel yağlardan kolay bir şekilde kurtulmanızı sağladığı gibi, fit bir görünüme gelmenizde size yardımcı olur. Fakat pürüzsüz bir cilt oluşturmak için gerekli teknolojik gelişmeler şuan için yeterli değildir. Bu nedenle bu soruya verilebilecek en güzel cevap, pürüzsüz bir cilt için spor yapmalı, iyi beslenmeli ve bakımınızı iyi şekilde yapmalısınız olmalıdı

Bu makaleyi beğendiniz mi? Yıldızların seviyesine göre makaleyi oylayabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading...

Yorum Yap

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Bizimle iletişime geçin
Ara